Aşk Kaç Türden Oluşur?

Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Azası Yrd. Doç. Dr. Berrin Özyurt, Kanadalı tek sosyolog olan John Alan Lee’nin aşk biçimleri kuramından misaller verdi. Buna göre 6 aşk şekli şu şekilde.

Tutkulu Aşk 
-Fiziksel çekicilik defa ehemmiyetlidir
-Sevgilideki kusurlara ve potansiyel eksikliklere karşı duyarlıdır

Oyun gibi Aşk 
-İlişkiyi tek tür oyun gibi görmekte, ilişkileriyle pek çok ilgilenmemektedirler
-İlişkiye şakacı tek tavırla yaklaşmakta ve ilişkilerini hiçbir mesuliyet almadan, özgürce sürdürmek istemektedirler.

Arkadaşça Aşk 
Yavaş aheste ve iyi heyetmiş dostluklar esasında gerçekleşir
-Birlikte oldukları şahıs ile muhtelif etkinlikleri ve ilgileri paylaşmak defa önemlidir

Mantıklı Aşk 
İlişkiye mantıkla, hem de hesaplı tavırla yaklaşırlar.
Romantik eş ve temasta ahenk soz konusudur
-Eşlerinde eskiden belirledikleri özellikleri aramakta ve temasta bariz tekahenk istemektedirler

Sahiplenici Aşk 
Kıskanç, güvensiz, obsesif (takıntılı) bir miktar da patolojik aşk türüdür
-İlişkilerinde güvensiz olma ve defalarca kez beraber bulunduğu bireyi kaybetme korkusu hayata eğilimindedirler
-İlişkileri meseleli dahi olsa, yine de bitiremezler

Özgeci Aşk 
Karşısındakini kusurlarına karşın sever, onun iyiliğini kendisi iyiliğinden defa düşünür
-Birlikte oldukları bireyi savunmak için kesif tek ihtiyaç duyarlar

Aşkın Özeti:
Aşktan aşka fark var.
Kimi kısa vakitte başlayıp saman alevi gibi yaşanıp bitiyor, bazı uzun seneler sürüp gidiyor.
Peki sizin aşkınız hangisi?
Tarih süresince romancılar, şairler, düşünürler, sanatçılar aşk konusundan esin almış, aşk ile ilgili sonsuz yapıt yarattılar ve yaratmaya devam ediyorlar.
Ama aşk tekilce sanatçıların hususu değil.
Bilim kişileri da nihai 50 senedir sistematik şeklinde inceliyorlar.

Psikologlar aşık olmanın insan duygu, kanaat ve davranışındaki tesirlerini henüz iyi kavramak için modeller geliştirirken; sinir bilimciler aşkın psikobiyolojik orijinini keşfetmek yerine ehemmiyetli deneyler yapıyor ve ilişkilendirilmesi metodlarla insanlarla hayvanları kıyaslayarak hangi organik süreçler aşkın doğasını yönetim ediyor sualine cevaplar vermeye çalışıyorlar.

Artık son zamanlarda aşk bilimi üstüne kitaplar yazıyor, sempozyumlar tertip ediyor duruma geldik.
“Aşkın 7 hali” ise yüzlerce aşk kuramından tekilce biri.

Platonik aşklar, patolojik (hastalıklı) aşklar, karasevda gibi haller haricinde aşk, iki şahıs arasında yaşanan ortak tek proses.
Aynı aşıklar gibi aşklar da doğuyor, büyüyor, biçim değiştiriyor ve ölüyor.
Bu aşklarda üç değişik kaliteyi ve bu özelliklerin birbiriyle teması 7 aşk tarzına meydana çıkarıyor.
Psikolog Orhan Öztürk, üç özelliği şu şekilde listeliyor:
“Yakınlık, Ihtiras ve Bağlılık”.

7 aşk tarzına henüz iyi anlayabilmek için bu üç esas özelliğin henüz ayrıntılı bilinmesi gerekmektedir.

Yakınlık: Taraflar arasında kurulan karşılıklı duygusal bağ olarak ifade edilebiliyor.
Yakınlık özelliği vasıtası ile temasta hararet, samimiyet, duygusal takviye, etkileşim, anlayış, huzur, birlikte geçirilen zamandan zevk alma vaziyetleri gelişiyor.

Tutku: Ihtiras aşkın psikofizyolojik ebatı olarak tanım ediliyor.
Heyecanlanma, sevgilinin yanı sıra olunca soluğun kesilmesi, kalp çarpıntısı, genel tek uyarılmışlık durumu, enerji yaftası, erotizm, fiziksel çekicilik, dikkatin sevgiliye odaklanması ve takıntılı şeklinde sevgiliyi düşünme gibi özelliklerle kendisini belirlenmiş ediyor.

Bağlılık: Çiftler arasındaki karşılıklı alışkanlık, her şeye karşın beraber olmayı isteme, ortak tek yaşam amacı oluşturma ve sürdürme özelliği şeklinde açıklanıyor.

Bu üç esas özellikten her birinin tek başına ya da başka özelliklerle beraber bulunması vaziyetlerinde 7 değişik aşk tarzı oluşuyor:

1) Yanlızca “bağlılık” (Boş aşk): 
Tutku ve yakınlığın bulunmadığı, yanlızca yaşam birlikteliğinin bulunduğu birliktelikler.
Bu vaziyet bilhassa görücü usulü ile izdivaç etme ve beşik kertmeliğinin süregelen oluğu toplumlarda (ve kesinlikle ki ülkemizde) sık sık görülüyor.
Bu tip boş aşk’lar gelişen dönemlerde başka özelliklerin etkilenmesiyle biçim değiştirebiliyor; aynı anda dolu aşklar da zaman içinde ihtiras ve yakınlık boyutunu yitirip boş aşk’a dönüşebiliyor.

2) Yanlızca “tutku” (deli dolu aşk): 
Genelde fazlası aşığın ilk tasarıda ve en heyecanlı hissettiği, cicim aylarının deli dolu yaşandığı, desteğini erotizm ve cinsellikten alan aşk.
Yakınlık özelliği de geliştiğinde bu deli dolu aşklar romantik aşklara evrimleşiyor; diğer türlü yakınlığın ve bağlılığın bulunmadığı hallerde çoğunlukla kısa devam ediyor.
Bu şahıslar birkaç gün ya da hafta evli kalıp derhal boşanma davası açabiliyor veyahut 40’lı yaşlarında beşinci eşinden de ayrılabiliyorlar.

3) Yanlızca “yakınlık” (arkadaşça aşk): 
Yakınlık ve hoşlanma dışında ihtiras içermeyen, uzun süreli olmayan aşklar.
Bu tip aşkta taraflar çoğunlukla partnerlerine ait cinsel çekim hissetmezler.
Arkadaşça aşklarda kısa zamanlı iyi uyuşma, “kardeş gibi sevme”, geçici istek, bittiğinde derhal unutma fakat hatırlandığında hürmet duyma gibi durumlara sık sık rastlanıyor.

4) “Yakınlık” ve “tutku” (romantik aşk): 
Hem fiziksel çekimin hatta manevi çekimin kesif hissedildiği aşklar.
Romantik aşklarda duygu yoğunluğu ve sevilen bireyin arzulanması ilişkinin dolu dolu hissedilmesine neden oluyor.
Geçmişteki unutulmayan aşk tecrübeleri çoğunlukla bu tip aşklardan kaynaklanıyor.
Ancak ne fiziksel çekicilik ne de yakınlık hissi, ilişkinin kalıcı olması yönünden tek başına kafi olmuyor.

5) “Yakınlık” ve “bağlılık” (dostluğun paylaşıldığı aşk): 
Çiftlerin birbirine kesif yakınlık hissettiği, hürmet ve sevgi çerçevesi içerisinde birçok duygusal ve düşünsel paylaşımın engellenmeden yaşandığı, fakat fiziksel çekimin bulunmadığı aşklar.
Uzun seneler evli kalıp hiç tartışma etmeyen, dışar dan bakıldığında resmiyet görünümünün belirleyici bulunduğu, balanslı ve meblağlı birliktelikler sık sık bu tip birlikteliklerde görülüyor.
Zamanla istek ve fiziksel çekimin azaldığını hisseden çiftler de dostluğun paylaşıldığı aşk evrenine geçiş yapabiliyor.
Bu tip hallerde sadakatsizliklere de sık sık rastlanıyor.
“Eşimi defa seviyorum fakat bundan sonra bişi hissetmiyorum” ya da “30 yıl beraberlikten ardından bundan sonra çekim hissedemiyorum” tipi ifadelerin yer aldığı bu aşklar bazen aşırı kıskançlıklara da gebedir.

6) “Bağlılık” ve “tutku” (arzu dolu aşk): 
Beraberliği ve evliliği fazla zaman devam ettirmenin altındaki esas dürtünün istek bulunduğu aşklar.
Yakınlık etkeninin olmaması bu tip ilişkilerde ihtilafların ve tartışmaların bariz olmasına meydan veriyor, zira taraflar çoğunlukla anlayışsız,egoist, yapıcı etkileşim becerilerinden mahrum ve tez canlı oluyorlar.

7) “Tutku”, “yakınlık” ve “bağlılık” (eksiksiz aşk): 
Her üç boyutun da tamam bulunduğu, en uygun aşklar.
“Mükemmel çift, ruh ikizi, hayatımın aşkı” gibi tanımlamaların uygulanabilmesi için ihtiras, yakınlık ve bağlılık boyutlarının noksansız şeklinde birlikte bulunması mecburî sayılıyor.
Eksiksiz aşk, aşıklara müthiş tek temas tecrübesi sunuyor.
Eksiksiz aşkı elde etmenin zor, fakat devam ettirmen henüz da zor bulunduğu biliniyor.

 

alıntı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*